18 Şubat 2013 Pazartesi

Doğum Hikayem

Çokk uzun zamandır yazmıyormuşum...
Ama çokkk uzun zamandır da okuyorum, hem de hayatım da hiç okumadığım kadar...Bloglar, kitaplar, gazeteler, dergiler, internet...vs. Ve çoğunun da bebek ve çocuk bakımı&eğitimi ile ilgili olduğunu söyelememe gerek yok sanırsam:)
Verdiğim bu uzun soluklu arada, oğlum dünyaya geldi ve tam 15 aylık oldu...Zamanın nasıl oluyor da bu kadar çabuk geçtiğine gerçekten inanamıyor ve çok üzülüyorum:(
Gelelim bu uzun arada neler yaptığıma...
Doğum Hikayem:
Doktorumuzla son görüşmemizde 11 Kasım (Kesinlikle denk geldi tarih,hiç bir ayarlama yapmadık, zaten o tarihi ben hiç istememiştim tamamen eşimin tutturmasıyla oldu) saat 08:00'de hastanede görüşmek üzere ayrılmıştık. (Sağlık sorunlarımdan dolayı maalesef normal doğum yapamayacaktım ve yapamadım da:( )
7 Kasım 2011, bir bayram sabahı eşimle düştük yine yollara bayramlaşma faslı için...Ona buna şuna derken yorulduk ve kendimize akşama doğru Cadde'de arkadaşlarla bir kahve molası keyfi verdik. Kahve sonrası da son kalan birkaç ufak tefek eksiklerimizi de almak için Mothercare'e uğradık.
Ertesi gün de son bir ziyaretimiz kalmıştı, Halalara gidecektik, fakat onların annemlerde olduğunu öğrenince oraya gitmeye ve artık doğuma kadar evden çıkmadan dinlenmeye kadar verdik. Annemin o akşam 'çok şişmişsin dikkat et doğurma gününe kadar' deyişi hala kulaklarımda. (Kadın medyum sanki:)
Neyse son görevi de tamamlayıp evimizin yolunu tuttuk...
İçim-Caner çifti ellerinde bir DVD ile geldiler...Biralar açıldı çerezler hazırlandı ve film başladı. (Ben tabiki içmedim bira!)
Film neredeyse yeni başlamıştı ki birden karnıma bir ağrı girdi. Önce ben kabızlığım dolayısıyla zeytinyağa batırıp yediğim bol lifli ve tahıllı ekmeğin sonucu bağırsaklarımın çalıştığını zannedip tuvalete koştum, her zamnki gibi ıkın ıkın;cık ne gelen var ne giden.. (Hamilelikteki kabızlık kadar o dönemde beni rahatsız eden hiç bişi olmadı:()
Hay Allah'ım ağrı da giderek artıyor da artıyor sanırım doğum sancısı dedikleri bu, bu arada içeride film keyfine devam, onları hemen paniklettirmemek için sesimi çıkarmıyorum belki geçer sancı diye...
Bütün hamileliğim boyunca normal doğum yapamayacağım için üzülmüş ve en azında doğum sancısı çekmek için dua etmiştim, ve işte buyrun geliyor...:)
Sonunda dayanamayıp eşimi çardım ve 'Sanırım geliyor doktoru arar mısın dedim'. Surat ifadesini hala unutamam:) Doktorla görüştükten sonra ışık hızıyla- ben diğerlerine göre daha sakin onlar müthiş bir panik içinde (özellikle eşim ve Caner:)- arabaya binip hastanenin yolunu tuttuk...
Acil doktorunun kontrolleri sonucu doğumun başladığını Umur Bey'e ilettikten sonra o da çok kısa bir zamanda geldi hastaneye. Doğum için beni hazırlamaya başladılar, bu arada da sancılar bi gidio bi geliyo..Aralarda benden diyaloglar :Hayır hazır değilim fotoğrafçımız yok, saçımı yaptıramadım, yok makyajım yok....:) Herşey sanat için:P
Saç ve makyaj konusunda pek bişi yapamadık ama Saolsun fotoğrafçımız Ece Oğultürk koşa koşa yetişti. Canım arkadaşım!
Sancılar eşliğinde Ameliyathaneye girip, babalar gibi korkmadan (ama soğuktan ve sancıdan titreyerek) Epidural anestezimi olup, eşimin elinden tutup büyük bir merakla ufaklığın çıkmasını bekledim.
Ve o an....08.11.2011 Saat: 03:22
Allah'ım sen nelere kadirsin.....
İşte bu anı yazmak çok zor...Gerçekten sadece yaşanır...Sesini ilk duyduğumda hatırladığım ayını anda gülmek ve ağlamayı keşfettiğim, acayip bir duygu karmaşası yaşadığımdır!
Buruş buruş, mor kırmızı arası tüylü bir yaratık:) Benim yaratığım, bizim minik yaratığımız...
Ağlıyor, yanağıma dokunduruyorlar susuyor...Bu bir MUCİZE...
Sabırsızlıkla onu kucağıma almayı bekliyorum...
Odaya çıkıyoruz benden önce gelmiş bile:)
Emzirmem için hemşire kucağıma veriyor, ben önce öpüp kokluyorum.Böyle bir koku yok!
O kadar kitap okudum tekniğini yalayıp yuttum ama pratiğe gelince tökezledim: Nasıl Emziricem şimdi ben demeye kalmadı hemşire kafasını göğsüme yaklaştırır yaklaştırmaz bizimki CUK CUK başladı emmeye...Bu da 2. MUCİZE:)
Ve annelik hikayem başladı...
Yapımda (Eşim) , Yayında (Fotoğrafçımız Ece'm :) , Operasyonda (Umur bey ve ekibi) ve doğumda yanımda olan herkese teşekkürler...:)
En çok da Minik YARATIĞIM'a;)


5 Ağustos 2011 Cuma

yaz geldi....

Yaz geldi...İşler de yoğunlaştı...
Havalar aşırı ısındı....
İnsanın içinden hiç birşey yapmak gelmiyor:(
Bebişimle iletişimim giderek artıyor ama:))) Sesime ve dokunuşlarıma tepki veriyor:))
Bazen yemek yemeyi unutuyorum, hemen beni uyarıyor;)
Böylece sayesinde iyice kilo alıyorum:( 
62 kilo oluşum:( Çok can sıkıcı bir durum olsa da bebeğim için değer... Değil 62, 82 bile olurum o yeter ki iyi olsun;)
Bu arada blogumu iyice ihmal ettiğimin farkındayım ama toplu bir giriş yapacağız oluşumla en yakın zamanda;) Yeni fotolarımız var paylaşılacak;)
Coming soon;)

19 Temmuz 2011 Salı

babalar günümüz...19.06.2011

Tatilimizi babişsiz yapmanın üzüntüsü içimizde, kavuşmanın heyecanıyla döndük evimize MMC ile...Babiş süpriz yapıp karşıladı bizi havalananında:) Çok özlemişizz babişkoyu çokkkkk....

Hafta sonunun babalar günü olması vesilesi ile MMC ve babişko ile bir kahvaltı keyfi düzenledik hemen...Babişkoya aldığımız 'first time father'' t-shirt ü ile :))
süper bir kahvaltı ve babalar günü özel dilekler çekiminden sonra içim ve Caner çiftini şantiye evlerinde ziyarete gittik:)) Sonrasında da hafus keyfiiiiii yaptık...


20 Haziran 2011 Pazartesi

bebeğim ve annanesiyle tatil...18.06.2011

Babişkomuzun tatil programımızı halen belirleyememesi ve sıcakların yavaş yavaş beni bunaltıyor olması nedeniyle acilen annemle bir bodrum tatili programı yaptık.
Karnımda bebiş, bavulumda yavaş yavaş daralmaya başlayan cicilerim düştük bodrum yollarına...
Hamileliğim boyunca ilk uçak yolculuğum aynı zamanda...Şansa yukarısı epey bir karışıkmış:( Sallana sallana ödüm kopa kopa bodrumun hava yolları bulutlu bulutlu uçtuk:)
Bodrum in-cin tek kale top şeklinde...kısmen yabancı , kısmen yerli turistli, meclis ve futbol kokan sakin ve huzurlu bir tatil geçirdik annaneyle...
Nerde o bodrumun tıkış tıkış, bangır bangır bağıran sokakları..Mikemmellll:)))
Sabahları enfes bodrum manzarası eşliğinde leziz kahvaltılar sonrası türkbükü, torba beachlerinde deniz sefaları, akşam üstü tekrar manzaralı havuzda kahve keyfi;) Güneşle yeni yeni tanışabilen MMC teşekkür eder dedesi;)
Tek eksiğimiz babişkoydu...Özlemine dayanmak zor oldu...:(
Babişko söz verdi ama onunla da ailecenek tatil yapıcaz bebişkom;)

4 Haziran 2011 Cumartesi

bebeğim...Annenin doğum gününü de kutladın:)

31 Mayıs 2011...
Benim doğum günüm:) Maalesef bu sene hafta içine denk geldi...Ama babişkon süper bir süpriz hazırlamış annene:) Allem etmiş kallem etmiş sevdiğim bütün insanları toplamaya çalışmış bir pazar sabahı kahvaltısında..Arada ulaşamadıkları ve unuttukları olsa da bu çabasından ve performansından dolayı tebrik etmek gerekir babişkoyu...Ne de olsa ilk süpriz doğum günü partim oldu:) Tabii artık geceleri 12 den sonrasını göremediğim ve akşamları da çok yorgun hissettiğim için kendimi çok mantıklı bir karar verip pazar brunch'ı organize etmiş...Aferin kocişe:)))
Arkadaşlarım çok güzel hamile t-shirtleri almışlar bana:) hepsine ba-yıl-dım!...Harikalar ve çok komikler:)
Hepsini büyük bir keyifl giyeceğim.

Şimdiye kadar Hayatımda geçirdiğim en güzel doğum günüydü...Bebeğimle geçirdiğim ilk doğum günü...:)
Nicelerini kutlarız inşallah bebişim...Babanla, tüm ailemizle ve sevdiklerimizle...
Seni seviyoruz bebeğim...

1 Haziran 2011 Çarşamba

bebişimiz 16 haftalık:)

27 Mayıs...
Normalde ne kadar çabuk geçiyor zaman diye söylenirken, hamileliğimde zamanın geçmek bilmemesine gıcık oluyorum:( İnsanoğlu geri sayım yaparken zamanın çok yavaş geçtiğinden şikayetçi hep...Bende hep böyle oldu...Nişanımı beklerken...düğünü beklerken...tatili beklerken...Şimdi de Mustafa Can'ı beklerken...
27 mayıs'ı bekledik bu ay da....Ve sonunda geldi çattı...
Bebişimizi görmek için can atar olduk...Keşke her gün ultrasona girebilse insan...Yada ev tarzı bir ultrason aleti çıkarsalar:P
Bu seferki buluşmamızda artık kesinleşti...Şehzade geliyor...:) Doktorumuz artık kesin söyleyebilirim bir oğlumuz geliyor dediğinde annemin o ana kadar kalan %10'luk umudunun artık tamamen bittiğini anladığını gözleri çok güzel ifade etti...Ama ekranda kıpraşmalarını gördüğündeki gözlerindeki ışık da yeni bir umut belirtisi gibiydi..Kız yada erkek bir torunu olacak düşüncesi duygulandırdı yine sanırsam:)










Herşey gayet iyi gidiyor dedi doktor...Kolunun, bacağının göbek çevresinin ve baş çevresinin ölçüsüne göre e  bebişin büyümesi iyi gidiyor...Maşallah...
Muayene sonrası, doktorumu soru bombardımına tuttum, bomba sorularım karşında Umur bey de dayanamayıp gülmekten kendini alamadı:) Selülitlerim artıyo napabilirim?, göbeğimde çatlak oluşumuna karşı ne önerirsiniz? Uçağa binebilir miyim artık? Ağustosta tekne turuna katılabilir miyiz? Güneşe çıkabilirmiyim? Lekelenmeleri önlemek için hangi kremi kullanıyım? kozmetik ürünleri bebeğime zararlı mı?...Hepsinin yanıtını aldıktan sonra, sonunda ilk vitaminimi verdi doktor. Ferrum fort...Demir hapı:)
Bir de reflü için Gaviscon...Bu aralar yediklerime dikkat ettiğim için reflüm yok maşallah...Ama her istediğimde içebileceğim düşüncesi bile rahatlatmış olabilir midemi:))
Doktordan çıkışta annemle Zara kids e bir uğradık...Kendisi hala kız reyonundan alamıyor kendini...'Ama ebru çok tatlılar şunlara bakkkk!!'' Gerçekten çok şekerler...Ama erkek reyonuna bakınca erkek veletler için de gerçekten çok yaratıcı ürünler olduğunu anlıyor insan:)

24 Mayıs 2011 Salı

bebişimin şansı ile şampiyonluk:P

Ben eskiden fanatik bir Galatasaraylıydım...
Bir süre sonra futbol çok sıkıcı gelmeye başladı. Önce maçları izlemeyi bıraktım sonra da takım tutmayı...Fanatiklik bana göre değilmiş:P
Kocamla tanışıp, onun da hasta bir fenerli olduğunu anladıktan sonra sırf onunla didişmek için gs-fb maçlarını beraber izleyip gs'yi tutmak ve onu deli etmek çok hoşuma gidiyordu:)
Her ne kadar Fenerbahçe'den oldum olası nefret etsem de (taraftarlarının çok haşin olduklarını düşünüyorum) bir süre sonra, aşka yenik düşüp kocicimin takımı olduğu için onun yanında yer aldım, aşkım uğruna:))
Malum bebişimiz de şimdiden babasının takımının himayesi altına girdi, o da artık bir FENERLİ:)
Son 2-3 senedir fenerbahçe kılpayı kaçırıyordu şampiyonluğu...Taaa ki bizim bebiş taraftarı olana kadar:P Şans mı getirdi ne fenere beklediği ve özlemini duyduğu şampiyonluğu sonun da bu sene elde edebildi...(Ne yalan söliyim bu sene haketti...Gerçi Trabzonspor da aynı şekilde çok iyi bir performans gösterdi ve o da haketti ama kısmet...:))
Son maçtan sonra galibiyet alınca, FB şampiyonluk kutlamalarına katılmak için Bağdat Caddesine akın eden FB taraftarlarına bizde dahil olduk...Aman Allah'ım mahşer yeri gibi olmuş Cadde...:s
Yakılan meşaleler o kadar iğrenç bir koku yaymıştı ki havaya mide bulantısından zor durdum 1 saat caddede...Kendimi eve zor attım diyebilirim...Ya ben çok hassaslaştım hamilelikten dolayı yada FB taraftarı eğlenmeyi bilmiyor! Maalesef gördüğüm en kötü Şampiyonluk kutlaması idi....Benim için...
Ama koci için çok sevindim...Çok mutlu oldu o:) O mutlu olunca bende çok mutlu oluyorum, çünkü bebişimin babasını çoookkkkk seviyorummmm;)



Minik Arın da aslında ne olup bittiğini anlamadan şampiyonluk kutlamalarına dahil olmak zorunda bırakılan benim gibi biraz şaşkın, biraz mutlu, oldukça korkmuştu kalabalıktan...Yakışıklım benim...Arınnn bi öpücük ver dediğimde önce Erkan'a bakıp ondan gözleriyle onay almadan beni öpmemesi kopardı beni...Koci çok korkutmuş yakışıklıyı:P